Ege Denizi’ndeki Deprem Fırtınası

Deprem Fırtınası

Son günlerde Ege Denizi’nde Santorini Adası yakınlarında meydana gelen deprem fırtınasını çok yakından takip ediyoruz. Olası bir patlama ilk etapta yakın çevresini yok etse de atmosfere püskürteceği tozlarla tüm dünyayı etkileme kapasitesine de sahip.

Küresel etkileri nasıl olur, derseniz onu da açıklayalım.

Bu olaylar geçmişte de olmuştu. Atmosferin üst katmanlarına kadar ulaşan ve jet akımlarla tüm yerküreye dağılabilen çok yoğun tozlar güneş ışığının yerküreye ulaşmasını engelleyebiliyor. Bu tozların yere inmesi seneleri bulabiliyor.

Yerdeki yeşil yani besinin kaynağı, güneş ışığı olmazsa gelişemiyor ve ölüyor. Eh sonuç olarak yeşil yoksa besin de oluşamıyor. Bu çok ekstrem bir senaryo ama geçmişte olmamış da değil.

İşte bu nedenle hemen yanı başımızda olan Santorini Adası’ndaki kıpırdanmalar yakın ilgi alanımızda.

Deprem FırtınasıBugün bir patlama olsa bundan ilk etkilenecek olanlar ne biz ne Yunanlılar… Mısır ilk hedefte. Hedefteki ülkeler kırmızı hattın altındakiler. 10.000 metre yükseklikte ise Çin ve Pasifik Okyanusu’nu aşıp önce ABD daha sonra Kanada ve Grönland Adası’na ulaşan tozları izlemek mümkün.

Gelelim bizim sahillere.

Poyraz estiği için deniz suyu Karadeniz’de bize doğru itelenmekte ve o nedenle Şile’de deniz suyu yükselmekte. (170 cm)

Gökçeada’ya gelince buradaki sular da açık denize doğru sürüklenmekte (70 cm) ve her iki deniz arasındaki fark 100 cm yani 1 metre.

Bir de üzerimizde yerleşmiş yüksek basınç var.

Deprem FırtınasıBunlar birleşince deniz suyu seviyesi bizim sahillerin poyraza açık yerlerinde azalıyor. Deniz suyu metrelerce geri çekilebiliyor. Eh Santorini’de de deprem fırtınası olunca sanılıyor ki su bir yerlere doluyor ve deniz suyu çekiliyor. Alakası yok. Sadece doğal olaylar sonucu oluşan ve her seferinde bizi bu açıklamaları yapmaya zorlayan doğal bir süreç.

Bu farkın anlamı nedir?

Korkunç. Doğal ölçekler böyle oluyor. Karadeniz Ege Denizi’nden göreceli olarak 1 metre daha yüksek. Aklınıza bir baraj getirin. Bir yanı 1 metre daha yüksek ama bu ucu bucağı görünen bir fiziksel bariyer.

Deprem FırtınasıŞimdi koskocaman Karadeniz’i düşünün. Ege Denizi’ne göreceli olarak 1 metre daha yüksek. Ve bu iki denizi birleştiren iki boğaz bugünlerde deliler gibi akmak zorunda.

Fark 1 metre, su bu nedenle daha hızlı akmak zorunda.

Poyraz çok sert, su bu nedenle de daha hızlı akmak zorunda.

Sonuç:

Onu bugünlerde boğazlardan geçmekte olan gemilerdeki kılavuz kaptanlara sorun.

Yokuş çıkan yani Marmara’ya doğru veya Karadeniz’e gidenler daha şanslı. Hiç olmazsa daha kontrol edilebilir bir gemidesiniz.

Ya yokuş aşağı inenler! Durma olasılığı olmayan binlerce ton çelikle yokuş aşağı koşan devasa makinalar.

Düşme ihtimali bile olmaması gereken oyuncaklarla Boğaz’ın o keskin dönüşlerini yapmak zorunda kalan gemiler, kaptanları, çarkçıbaşıları ve pilotlarına, hepsine binlerce teşekkür borçluyuz.

Deprem FırtınasıÇanakkale daha şanslı, nedeni de daha geniş olması.

Kanal İstanbul’u yapın bakalım, oraya böyle günlerde bırakın gemiyi kayık bile girmez.

Laf lafı açtı dertleştik.

Bilim şakaya gelmez, onunla inatlaşılmaz.

O her seferinde kendi doğrularını yerine getirir.

Siz ona rağmen değil onunla birlikte olunca daha mutlu, sağlıklı, huzurlu olursunuz.

Sağlıcakla kalın.

08 Şubat 2025
Prof. Ahmet Cemal Saydam

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin
Captcha verification failed!
Captcha kullanıcı puanı başarısız oldu. lütfen bizimle iletişime geçin!