Manchester By The Sea

0
Manchester By The Sea

Lee Chandler’ın hikâyesini flashbacklerle bize yansıtan bir film. Boston’da kapıcılık yapan Lee Chandler’ın, abisinin ölümü üzerine Manchester’a dönüşü ile başlıyor, abisinin çocuğu ile zıtlaşmaları ve karakterini çözümlediğimiz geçmişi ile de devam ediyor

Öncelikle hem Bafta’da, hem Golden Globe’da tescillenen bu senenin en iyi oyunculuk örneğini görüyoruz Casey Affleck’ten. Oscar ödüllerinde de en iyi erkek oyuncu ödülü ile tescillendi. Casey Affleck’in oynadığı Lee Chandler karakteri, en başında hem bize hem de kendisine yabancı bir karakter. Film aşama aşama ilerlerken hem biz onu tanıyoruz hem de Casey Affleck onu tanımaya başlıyor. Bize bu derece doğal hissettiren de bu. Özellikle filmin birinci saatinde Lee Chandler’ın kendisi yüzünden çocuklarını kaybettiğini gördüğümüzde, önümüzdeki bütün sis perdesi aralanıyor. Önce bu karakterin baştan beri neden böyle olduğunu anlıyoruz sonrasında ise Casey Affleck’in oyunculuğunun tadını çıkarmaya başlıyoruz. Michelle Williams’ın karakteri de bunun dışında değil (Randi). O da başlangıçta daha kapalı bir karakter. Yıllar sonra Chandler’ı gördüğünde Randi’yi de bütün çıplaklığıyla anlıyoruz.

Film boyunca sürekli hikâyede bir açıklık bırakacakmış gibi görünüp, bütün her yeri büyük bir güzellikle kapatmış Lonergan. Manchester by the Sea geride bırakamayanların ve her şeyi affedebilenlerin hikâyesi: Tüm olumsuzlukların ardından hayatın devam ettiğinin yalın bir örneği.

Filmin yönetmeni ve senaristi Kenneth Lonergan hakkında bir şeyler söylersek eğer

Lonergan’ın bu üçüncü filmi. Daha önce Gangs of New York gibi önemli bir yapımın senaryo ekibinde de yer almış. Kariyerindeki en iyi film Manchester by the Sea desek yanılmış olmayız herhalde; muhteşem ve hiçbir açığı olmayan bir senaryo, büyük bir sakinlik ve durulukla çekilmiş bir film. Son yıllarda belki de bu kadar fazla duru çekilmiş filmin Oscar adaylığı aldığını görmemiştik ama bu sene bu açıdan çok zengin ve aralarındaki en iyi film Manchester by the Sea diyebilirim (Moonlight’ı henüz izlemedim). Mekân, oyunculuklar, hikâye… Bu filmdeki her şey birbirini tamamlıyor.

Anıl Boydağ / gazeteistanbul

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin