Yaşlanmayı tarih edecek gelişme

Mezenkimal kök hücrelerin donörlerin omur iliklerinden alınmasıyla uygulanan tedavi yöntemiyle yaşlanmak tarih olacak. 

Bilim insanları bir süredir yaşlanmayı yenmek ve ömür boyu genç görünmek için çalışmalar gerçekleştiriyor. Öte yandan ABD’li bilim insanları FDA onayı alabilecek kadar güvenli ve gelişmiş bir yöntem bulduklarını açıkladılar.

Bu yönteme göre mezenkimal kök hücrelerin donörlerin omur iliklerinden alınan hücreler direkt olarak yaşlı ya da hasta kişinin vücuduna enjekte ediliyor. Bu yöntem sayesinde yaşlı kişinin yaşlılığı yenmesi bekleniyor. Araştırmacılar, bu yöntemin işe yaradığını belirtiyor.

Buffalo Üniversitesi Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler bölümü profesörü Stelios T. Andreadis ise, Nanog adı verilen gen ile birlikte kemiklerin güçsüzleşmesi, damar tıkanıklığı ve diğer yaşlılık belirtilerini önlemeyi başardıklarını açıkladı.

Uzmanalar şimdi klinik açıdan çok pahalı olan bu yöntemlerin yerini alabilecek ilaçlar geliştirmeye çalışıyor.

Mezenkimal kök hücrenin özellikleri nelerdir?

  • Bu kök hücreler her dokuya farklılaşma özelliklerine sahiptir.
  • Akciğer, mide ve kemik dokusunda görünüm olarak farklılık kazanırlar. Bu durumun sebebi ortamdaki farklı koşullardır.
  • Mezenkimal kök hücre sadece kendi bulunduğu dokudaki hasarı onarmakla kalmaz,  başka dokudaki hasar durumunda da diğer dokuya geçer ve onarım sağlar.
  • Mezenkimal kök hücrelerin klinik kullanım açısından avantajları nelerdir?
  • Bağ doku kökenli olmaları nedeniyle ilgili doku hücrelerinin gelişimine ve fonksiyonuna katkı sağlayabilmektedirler.
  • Farklılaşma yetenekleri vardır.
    • Kendi köken aldığı bağ doku hücreleri olan kas, yağ, kemik, kıkırdak, tendon, ligament gibi hücrelere farklılaşabilir,
    • Diğer doku hücrelerine (nöron, hepatik, pankreatik hücre gibi) de farklılaşma özelliği (transdiferansiasyon) taşırlar
  • Hasarlı hücre ile kaynaşma yetenekleri vardır.
  • Solübl (çözülebilir) faktörler (büyüme faktörleri, sitokin, kemokinler gibi) salgılayarak hasarlı hücre/doku tamirine katkı sağlayabilmektedirler.
  • Göç  özellikleri (migrasyon) sayesinde hasarlı dokuya ulaşabilirler.
  • Çoğunlukla immünsüpresif/non-immunojenik özellikte olmaları yani  bağışıklık sistemini uyarmamaları. Bu sayede enjekte edildiklerinde vücut tarafından kabul edilirler.
  • Gen transferi kolaylığı ve dayanıklı olmaları nedeniyle gen tedavisi için uygulanırlar.
  • Enzimler (ör. lizozomal enzim) salgılayarak kalıtsal hastalıklardaki enzim bozukluklarının giderilmesi potansiyeline sahiptirler.

Birçok avantajı olduğu gösterilen bu hücrelerin klinik kullanım açısından en önemli dezavantajı sayılarının çok az olması nedeniyle özel laboratuvar ortamında haftalarca süren kültürlerde çoğaltılması gereğidir. Bu da ciddi bir teknoloji, alt yapı, deneyim gerektirir ve maliyeti de  fazladır.

 

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin