Tyana Antik kentinde kazılara devam ediliyor

Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesindeki Tyana Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor.

Kapadokya’nın güney kenti olan Tyana, bölgenin en eski yerleşimlerinden biri. Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan Kemerhisar, Hititler döneminde Tuwanuva, Roma döneminde ise Tyana olarak tanınıyor. I., II. ve III. dereceli arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alınan antik kent, saraylarla, tapınaklarla, su kemerleriyle ve yerleşim birimleriyle büyük bir kent konumunda. Roma Çağı’nda iki kez Güney Kapadokya Krallığının başkentliğini yapan bölge Anadolu’yu Mezopotamya’ya bağlaması sebebi ile her dönem stratejik öneme sahip olmuş. Günümüze kadar kesintisiz yerleşim özelliği ile bilinen antik kent, Filozof Apollonius’un doğum yeri olması nedeniyle de dikkat çekiyor. Tarihi antik kentte 6 üniversitenin işbirliği ile yürütülen kazı, bu yıl tüm dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını nedeniyle belirlenen kurallara göre yapılıyor.

Tyana Antik Kenti Niğde ili Bor ilçesi Kemerhisar beldesinde yer alıyor

Yürütülen kazı çalışmaları hakkında bilgi veren Kazı Başkanı Aksaray Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Doğanay amaçlarının bölgeyi bütün görkemi ve güzellikleri ile Kapadokya turizm destinasyonları içerisine dahil etmek olduğunu söyledi. Doğanay; “2016 yılından beri Tyana Antik Kenti’nde kazı çalışmaları yapıyoruz. Buradaki kazılar 2016-2019 yılları arsında Niğde Müze Müdürlüğü başkanlığında şahsımın bilimsel danışmanlığında devam etti. 2020 yılı itibariyle de Cumhurbaşkanlığı kararı ile kazı statüsüne kavuştu. Tyana Antik Kenti Niğde ili Bor ilçesi Kemerhisar beldesinde yer alıyor. Beldenin kurulu olduğu alan antik kentin üzerinde. Burası Gülek Boğazı’nın İç Anadolu’ya açılan bir kapısı. İç Anadolu’dan Akdeniz kıyılarına ve Mezopotamya havzasına açılan yolların tam stratejik bir konumunda yer alıyor bu sebeple 4 bin yıldır burada kesintisiz bir yerleşim söz konusu” dedi.

Roma ve Bizans dönemlerine ait

Arazide malzemelerin ve kalıntıların büyük bir çoğunluğunun Roma ve Bizans dönemlerine ait olduğunu belirten Doğanay, “Başta Aksaray Üniversitesi öğretim elemanları olmak üzere Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Nevşehir ve Konya Teknik Üniversitesinden öğrenciler ve hocalar kazılarımıza iştirak ediyor. Bu yıl kazıda, malum pandemi sebebi ile küçük bir ekiple dönüşümlü olarak çalışıyoruz. Amacımız buradaki antik bütün görkemi ile, güzellikleri ile Kapadokya turizm destinasyonları içerisine sokmak ve bilimsel açıdan da bilinmezleri veya bazı merak edilen hususları gün yüzüne çıkartmak, aydınlatmak olacak” dedi.

“Tyana kenti denilince akla ilk su kemerleri geliyor”

Anadolu’da az örneği bulunan sekizgen planlı bir kilisenin gün yüzüne çıkarılacağını söyleyen Doğanay, “Tyana kenti denilince akla ilk su kemerleri geliyor. Kentin en görkemli yapıları bu su kemerleri. Kemerlerden su gelmesini sağlayan sistemler, rezervuarlar bir roma hamamı var olimpik ölçülerde bir havuz var ve bugün kazısını yapmakta olduğumuz yerde sekizgen planlı bizim octagon dediğimiz bir kilisenin içerisinde çalışmalar yapıyoruz. Bu kilise plan itibariyle Anadolu’da çok az örneği olan bir yapı ve biz bunu 4 yıldır devam eden kazılarda aşağı yukarı tahmin ediyorduk ama geçen yılki kazılarımızda bulunan sikkeler ve diğer yazılı materyallerle M.S 4. yüzyıl kilisenin en erken evresinin inşa edildiğini biliyoruz. Daha sonraki yıllarda da yapım evreleri geçirmiş kilise şu anda bildiğimiz kadarıyla 4 yapım evreli bir kilise. Kesintisiz bir yerleşim olması sebebiyle kamulaştırılan alanlarda günümüz yapılarını yıkıyoruz ve altındaki kültür tabakasına ulaşarak çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin