Türkiye’de Konuşulan Anadiller

2
Türkiye’de Konuşulan Anadiller

Konuya başlarken “anadili” ve “anadil” tanımlarını yapmak, bu ayrımı ortaya koymak niyetindeyim. Zira bu kelimelerin “tanımlarından” yani kelimelerin “kendisinden” bağımsız ele alınmasını ve yazının geri kalanının bu tanımlardan bağımsız anlatılmasını ve anlanmasını beklemek olanaksız olacaktır

“Anadil”, kendisinden, başka diller veya lehçeler türemiş olan dil anlamına gelir.[1] Yani bir dilin anası anlamındaki dil tanımıdır. Fakat “anadili”, öğrenilen ilk dil olarak basitçe söylenebilecek, insanların doğup yetiştikleri kültüre ait, geleneksel kurallar ve alışkanlıklar çerçevesinde öğrendiği ilk dil şeklinde tam olarak tanımlanabilecek olan dile verilen kapsayıcı isimdir.

Peki neden 21 Şubat uluslararası anadil günü? Yani neden 20 yahut 22 Şubat değil de 21 Şubat?

Esasında şunu söylemek lazım, “Uluslararası Anadil Günü” ilk olarak “Ulusalararası Anadil Hareketi” adıyla tarih sahnesine çıktı. Bu hareketin kıvılcımını yakan ise Bengal Dil Hareketi isimli grubun ta kendisidir. Bengalce, kökeni Sanskiritçe olan, Hindistan’da ikinci en çok konuşuru olan dildir ve aynı zamanda Bangladeş ve Hindistan’ın da resmi dilidir. Bengalce, uzun ve zengin edebi geleneğiyle, yüksek kültürel çeşitliliği barındıran bir bölgenin insanlarını bir araya getirir ve aynı zamanda Bengal milliyetçiliğinde önemli bir rol oynar. Bangladeş, Hindistan topraklarının bir parçası iken Urdu dili ile Bengalce baskılanmak istenmiş, Bengalce’nin de Arap alfabesi ile yazılması istenci baskılanmıştır. İşte Bengal Dil Hareketi de bu baskılamalara karşı olarak doğmuş olan bir harekettir. 21 Şubat 1952’de Bengal dilinin ve alfabesinin yazımını sürdürmek amacıyla yapılan protestolarda birçok insan ölmüştür. O günden bu yana 21 Şubat Bangladeş’te Dil Hareket Günü olarak anılmaktadır ve 17 Kasım 1999’da UNESCO tarafından Uluslararası Anadil Günü ilan edilmiştir[2]

Şimdi benim esas anlatmak istediklerime gelelim: “Uluslararası Anadil Günü”ne Türkiye’den, her insanın kendi içerisinde bir mezapotamya olduğu, anadillerin yok sayılmasının, esasında mezopotamyanın yani insanın ta kendisinin yok sayılmasının acısını taşıyan ülkemizden, tehlike altında olan ve bir alfabeye dahi yeni yeni kavuşabilen dillerin çığlığını yükseltmek, bugünü bu çığlığa bir aracı tutmaktır. Mezapotamya ibaresini bilerek kullandım zira Mezapotamya’nın kadimliği ve birbiri içinde birbirini var eden medeniyetleri ile, bugünün Türkiyesi’nin, sınırları içerisinde barındırdığı anadilleri oldukça romantik ve güzel bir şekilde sırtlayabileceğini düşünüyorum. Evet, Türkiye’deki anadiller kadimdir! Asırlarca birlikte yaşamış, birbirleri ile kaynaşmış ve kendilerini birbirlerinin içerisinde var edebilmiştir!

UNESCO’nun yayınladığı rapora göre Türkiye’de 2 dilin ölümü gerçekleşti. Bunlar: Kapadokya Yunancası ve Ubıhça.

Aynı rapora göre18 dil ise tehlike altında. Tehlike altındaki diller şöyle:

Kırılgan Diller:

Dilin birçok çocuk tarafından konuşuluyor olmasına rağmen dil kullanımının ev gibi alanlarda sıkışıp kalmış olması anlamına geliyor. Listede Türkiye’de bulunan şu diller “kırılgan” sınıflandırılmasındadır:

  • Abhazca
  • Kabartayca-Çerkesçe
  • Zazaca

Açıkça Tehlike Altında Olan Diller:

Dilin çocuklar tarafından anadil olarak öğrenilme oranının açıkça düşük olduğu tanımına sahip olan bu sınıflandırmada aşağıdaki diller bulunmaktadır.

  • Abazaca
  • Hemşince
  • Lazca
  • Romeyika
  • Romanca
  • Süryanice
  • Batı Ermenicesi

Ciddi Anlamda Tehlike Altında Olan Diller:

Toplumun yaşlı kesimi tarafından konuşulan, orta-yaşlı kesim tarafından anlaşılan ama çocuklara öğretilmeyen dilleri kapsıyor.

  • Gagauzca
  • Ladino
  • Turoyo

Son Derecede Tehlike Altında Olan Diller:

Toplumun yaşlı kesimi tarafından nadiren konuşulduğu, orta-yaşlı kesim tarafından anlaşılmayan ve çocuklara öğretilmeyen dilleri kapsar. Türkiye’de bu sınırlamaya giren tek bir dil vardır o da:

  • Hertevin

Hertevin: Siirt’in Pervari ilçesi Ekindüzü köyünde konuşulan bu dil bir Katolik Keldani dilidir. Katolik Keldaniler Katolik Asurlular diye de bilinir. Sami dil ailesine (semitik) mensup olan bu dil 2012’de yapılan bir araştırmaya göre sadece 4 kişi tarafından anadili gibi konuşulabilir seviyede iken, konuşur sayısı 1990 senesinde 1.000 olarak belirlenmiştir. Bu dilde günümüze ulaşabilmiş tek bir yazılı eser dahi bulunmamaktadır.

Bu dillerin neden korunması gerektiği, nasıl korunacağı yazımı sonlandırırken değinebileceğim bir husus değil başlı başına icelenmesi ve dokunması gereken başka bir dosyadır. Bu sebeple, kof bir şekilde “bu dillerin önemi ve korunması gerekliliği” gibi bir kapanış paragrafı yazmaktan kaçınıyorum ve yazımı Ataol Behramoğlu’nun sözleri ile bitirmek istiyorum:

“içimde bir mutluluk, bir sevinç vardı, uyanıp o üç sözcüğü zihnimde bulduğumda. kendimi, benliğimi bulmak gibi bir dilin, onun da ötesinde, yabancı bir çevrenin ve bu önsözün konusuna girmesi gerekmeyen nice boğuntuların labirentlerinde, neredeyse yitirecek gibi olduğum benliğimi… anadilin, üç güzelim sözcüğünden oluşan bu altın dize, gelip oraya yerleşmiş, bana diyor ki: ‘sen varsın. çünkü güvercin dolu avlular var…”[3]

Cemre Özge Vural / gazeteistanbul


[1] TDK

[2] Kaynak: wikipedia.org

[3] Şiirin Dili Anadil- Ataol Behramoğlu

2 YORUM

  1. .
    . HA T’EW
    .
    Mi Tsegyique guibqhary,
    Widzxem g’aaqhadaxery.
    “Duneeyir ziqhadaxery,
    Zepilhiw zericar haras weey! (2)”
    .
    Mi sy chh’atsiqhuecxuery,
    T’uwe zeguezoxiry.
    “Wy maq zexezmixiwre,
    Maxuer g’uedejinu p’ere weey?!. (2)”
    .
    Mi sy vaqa ts’ig’uiry,
    Polhedaqa mac’ere.
    “We wy lhaqhuiniqhary,
    Se g’izomac’ek’ir sy pse weey! (2)”
    .
    Mi se sy werediry
    Yiqhue g’ichisime,
    “Ha t’ew fe g’ifxuezeme,
    Syguir xef-uiw jif-ans marje weey! (4)”
    .

  2. .
    HATAV’ın Türkçe’si
    .
    Şu güzel ovaları,
    Bitkiler güzelleştiriyor.
    Dünyayı güzelleştiren,
    Sevgililerin evlenmesidir!
    .
    Kalın gür saçlarımı,
    İkiye ayırıyorum.
    Sesini duymayarak
    Gün gene mi sona erecek?!.
    .
    Benin küçük terliklerim,
    Düşük topuklu ya.
    Seni çok fazla sevmek,
    Bana yetmiyor canım!
    .
    Bu benim şarkım
    Sırası gelip okunurken
    Siz rastlarsanız (duyarsanız)
    Duygularımı ona katarak eşlik edin dostlarım!
    .

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin