Türkiye’de kitap okuma(ma) alışkanlığı

Türkiye'de kitap okuma(ma) alışkanlığı

53. Kütüphane haftası dolayısıyla, Okul Kütüphanecileri Derneği Başkanı Aydın İleri, Türkiye’de kitap okuma, kütüphaneler ve kütüphaneciliğin sorunları hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. İleri’nin açıklamaları, ülkemizde kitap okuma(ma) alışkanlığı ve okullardaki kütüphanelerle ilgili vahim durumu gözler önüne serdi

Aydın İleri, açıklamlarının başında “Kütüphaneciliğimizin her türünde örnek çalışmalar pozitif gelişmeler yaşanmaktadır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı halk ve çocuk kütüphanelerinde, üniversite kütüphanelerinde yerel yönetimlerde ve MEB’de olumlu çalışmaların yaşama geçtiğini gözlemlemekteyiz.” dedikten sonra ülkemizde çocukların ve yetişkinlerin kitap okumadığını, okullarda yeterli kütüphane bulunmadığını, kütüphaneci istihdam edilmediğini, halkın büyük çoğunluğunun evlerinde ders ve test kitabı dışında kitap bulunmadığını araştırma verileriyle birlikte anlatarak, kitap okuma alışkanlığı olmayan çocukların, “okuduğunu anlama becerilerinin” de gelişmediğini vurguladı.

Türkiye'de kitap okuma(ma) alışkanlığıAçıklamada şu önemli bilgiler verildi :

53. Kütüphane Haftası öncesi kültür ve kütüphanecilik camiasını heyecanladıran çok önemli bir gelişme yaşandı. 28 yıl aradan sonra 3. Milli Kültür Şurası’nın düzenlenmesi önemli bir gelişmeydi. Şuranın sonuç raporuna kütüphanecilik yaşantımız için önemli notlar düşülmüş olsa da “Kütüphanecilik yasasının ve kütüphanelerde kütüphanecilerin istihdam edilmesi” konusunun sonuç raporunda yer almaması, kütüphanecilik camiasını üzmüştür. Kütüphaneciler olarak 3. Milli Kültür Şurası’nın belgelerine kütüphanecilikle ilgili kayda geçen her maddenin yakın takipçisi olacağız.

Ülkemizdeki kütüphanecilik alanında olumlu gelişmelere emek veren mesleğimize değer katan, üreten herkese sonsuz teşekkür ediyoruz.

Yapılan çalışmalar, ülke genelindeki okuma kültürü, kütüphanecilik hizmetlerinde önemli değişikliklere yol açacak seviyede değil. Bir gün mutlaka kütüphane haftalarında mesleğimizle ilgili hep iyiyi, güzeli anlatacağız. Kütüphaneciler olarak bu süreçlerde elimizden gelen sorumluluğu almaya gayret ediyoruz. Bizlerin gayretlerinden daha önemlisi ve etkileyici olanı politika yapıcıların, bürokratların, ülkeyi yönetenlerin kültür ve eğitim politikalarında önemli ve sürdürülebilir adımlar atması. Kararlı olması.

Ülkemizin okuma kültürü ve kütüphane karnesi bu yıl da zayıf.

İPSOS KMG’nin 2016 yılında Türkiye’nin 34 İlinden 13.799 kişiyle gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçlarını içeren Türkiye’yi Anlama Kılavuzu’na göre toplumun %39 hiç kitap okumuyor, %47’si hiç dergi okumuyor, en sık yapılan aktivite %85’le televizyon izlemek.

TÜİK’in en güncel olan 2015 yılı verilerine göre Halk Kütüphanelerine üye sayımız 1 Milyon 367 bin 139.  Ülke nüfusunun %2’inden az.

2016 yılı Aralık ayında sonuçları açıklanan 40 ülkede yapılan “Cehalet Endeksi Araştırması” sonuçlarına göre  Türkiye 40 ülke arasında en cahil 9. ülke oldu. (Ipsos MORI- İngiltere 2016)

Evde Kitap Yok!

Milli Eğitim Bakanlığı’nın OECD işbirliğinde Türkiye çapında 15 yaşında öğrencilerden topladığı verilere göre evinde en fazla 10 kitap olan ailelerin oranı % 27. Evlerin %54’ünde kitap sayısı 25’i geçmiyor.  Evdeki 25 kitabın çoğunluğu edebiyat eseri değil ders kitabı veya test kitabı.

Okulda Kütüphane Yok! “Kitapsız” Eğitim!

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Dünya Bankası ile yaptığı bir çalışma olan TİMSS, okullardaki kütüphanelerin durumu hakkında bize bilgiler veriyor.

Türkiye’de TIMSS 2011 çalışmasına katılan 4. sınıf öğrencilerinin %1’inin okullarında 5000’den fazla farklı kitabın bulunduğu kütüphane olduğu görülmektedir.  Bu oran Güney Kore’de % 92 dünya ortalaması ise % 32’dir.

Öğrencilerin %38’inin okul kütüphanesinde 501-5000 kitap bulunurken, %37’sinin okul kütüphanesinde 500 ve daha az kitap bulunmaktadır. Çalışmaya katılan öğrencilerin %24’ünün ise okullarında kütüphane bulunmamaktadır.

Okul Kütüphanesi Eğitim Başarısını Arttırıyor

Öğrencilerin okul kütüphanesindeki kitap sayısı durumuna göre matematik başarı testinden almış oldukları ortalama puanlar incelendiğinde, okul kütüphanesi bulunmayan öğrencilerin başarı ortalamalarının 420, kütüphanesinde 500 ve daha az kitap olan öğrencilerin 477 ve okul kütüphanesinde 501-5000 arasında kitap bulunan öğrencilerin başarı ortalamalarının 487 olduğu belirlenmiştir.

Sonuç olarak, okul kütüphanesindeki kitap sayısı arttıkça, öğrencilerin matematik başarılarının da artma eğiliminde olduğu görülmektedir.

TIMSS ülkeleri genelinde olduğu gibi Türkiye’de de okul kütüphanesindeki kitap sayısı arttıkça öğrenci başarısının arttığı görülmektedir.

Türkiye’de en yüksek başarı ortalamasının (487) kütüphanelerinde 501-5000 arası kitap bulunan okullarda, en düşük başarı ortalamasının ise (420) kütüphanesi olmayan okullarda öğrenim gören öğrencilerde tespit edildiği görülmüştür.

Bu durum okul kütüphanelerinin güçlendirilmesi gerçeğini ortaya koymaktadır.

Türkiye’de Öğrencilerin Yarısı Okuduğunu Anlamıyor

2015 yılı PİSA rakamlarının ortaya koyduğu eğitim başarısında dünyada ilk 50 ülke arasında değiliz.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) üç yılda bir hazırladığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2015 sonuçlarına göre Türkiye, PISA 2012’ye göre ortalama 7 sıra düşerken, en çok kayıp ise okuma ve fen bilimlerinde meydana geldi.

Türkiye, 70 ülke arasında fen bilimlerinde 52, matematikte 49, okuduğunu anlamada 50’inci sırada yer aldı. Türkiye’nin PISA sonuçlarına göre sınava katılan öğrencilerdeki en önemli eksik ‘okuduğunu anlama’ becerisiydi: “Türkiye’de bu sınava giren her iki öğrenciden birinin okuduğunu anlamadığı ortaya çıktı. PISA’da okuma becerilerinde düşük performans, bir metindeki ana fikrin anlaşılmasında zorluk çekilmesi anlamına geliyor. Okuduğunu anlama oranı 2003 yılına göre gerilemiş durumda. Okuduğunu anlamada 12 sene geriye gitmişiz.

Okuduğunu Anlamama, Hayal Kuramamayla Eşit Oranda

İntel ve Bright Future, 10 şehirde 8-55 yaş arası 2 bin kişi ile görüşerek Türkiye’nin hayal haritasını çıkarttı.  Sonuçlar okuduğunu anlamayanlarla aynı. Çocukların yarısı hayal kurmuyor.

Okul çağının başlangıcında, evde ve okulda ve yaşadığı şehirde kütüphane ile buluşamayan edebiyat eserlerinden; masal, öykü, roman, şiir ve deneme gibi  kurmaca metinlerden beslenemeyen çocukların hayal kurması olası değil.

Çocuk coğrafyamız kütüphane ve kitap yoksulu

Çocukların yaşam alanlarında keyifli, kaliteli zaman geçirecekleri hem de eğitimlerini destekleyecekleri yardımcı kaynakların, referans kitaplardan, kitap dışı kaynaklardan yoksun büyüyor.

Örgün eğitimde 51 bin 622 resmi, 9 bin 581 özel olmak üzere 61 bin 203 okul ve kurum bulunuyor. MEB rakamlarına göre Türkiye Geneli Özel ve Resmi Okul Kütüphane Sayısı: 18 bin 916. Resmi rakamlara göre kütüphanelerin olduğunu kabul ettiğimizde bile MEB’e bağlı ülke genelinde okullardaki kütüphane oranı %30. Okulların %70’inde kütüphane yok.

 MEB’in yeni dönem kütüphane vizyonu olan Z-KütüphanelerinTürkiye genelindeki sayısı: 770.

Z-Kütüphaneler Ülke genelindeki okul kütüphanelerinin %1,1’i oranında.

Z-Kütüphane bileşenleri arasında;  Tadilat ve Altyapı, Mobilya, Bilgisayar, Yazıcı, Kitap yer alırken en önemli unsur “Kütüphaneci” yok sayılmakta.

 2023 Hedefine Doğru Kütüphanesiz-Kütüphanecisiz Eğitim.

Milli Eğitim Bakanlığı Personeli arasında “kütüphaneci kadrosu” hala yer almamakla beraber özel eğitim kurumları hariç Milli Eğitim Bakanlığının resmi okullarında çalışan kütüphaneci sayısı (0) sıfır’dır. 17 milyon 588 bin 958 öğrencinin %70’i kütüphanesiz bir eğitimle karşı karşıya.

Eğitimde Fırsat Eşitliği; Okul Kütüphanesi

Yukarıda verilen örneklerde görüldüğü gibi kütüphane ile paralel sürüdürülen eğitim süreçleri eğitim başarısında önemli bir fark yaratıyor.

Okullarında kütüphane ve kitap desteği ile eğitim yaşamını sürdüren çocuklar ile hiç kütüphane kullanmayan; kitap, kütüphane ve okuma kültüründen mahrum olan çocukların kişisel gelişim ve okul başarı seviyesi aynı olmayacaktır. MEB bu eşitsizliği ortadan kaldırmakla yükümlüdür.

Kütüphaneli Eğitim Mümkündür

Çocuk hakları beyannamelerinde, sözleşmelerinde geçen; çocuğun bilimsel ve edebi bilgiye ücretsiz erişim hakkı” engellenmektedir.

Eğitim müfredatını destekleyen, öğrencinin, öğretmenin edebi ve bilimsel kaynaklara basılı ve dijital olarak eşit ve parasız erişebilecekleri, uzman kütüphaneci personelin hizmet sunduğu kütüphaneler, bilgi ve belge merkezleri tüm öğrencilerin, eğitimcilerin hakkıdır.

Okul kütüphanesi; fiziksel olarak yeterli alanlarda kurulan, çağımızın teknolojisi ile donatılmış, eğitimi destekleyen basılı ve dijital bilimsel / edebi kitap ve kitap dışı materyallerin bulunduğu, uzman kütüphaneci kadronun gözetiminde okullarda eğitim öğretim gören öğrencilere ve eğitimin tüm bileşenlerine (öğretmen, çalışan, veli) hizmet verecek eğitimi destekleyen birimler olarak okulların tümünde zaman kaybetmeden hizmete girmelidir.

Okul Kütüphanesi: Nitelikli Eğitim, Entelektüel Sermaye

Okul kütüphanesi nitelikli eğitimin vazgeçilmezidir. Okul öncesi eğitimden başlayan, üniversite eğitimine kadar devam eden süreçte kitapla tanışan, okumayı alışkanlık edinerek kültürü dönüştüren bir nesil ülkenin özgüveni olan güçlü entelektüel sermayesi olacaktır. Dileğimiz tüm çocuklarımızın eğitim hayatında kitap, kütüphane ve kütüphaneci olması, sadece okulda değil  çocuğun yaşadığı tüm coğrafyada kitapla buluşmasıdır.

Ülkemizdeki okuma kültürünün değişimini sağlayacak olan; öncül kurumların, halk ve çocuk kütüphanelerinin, okul kütüphanelerinin nitelikli olarak artmasıdır. Bu nitelik ulusal kütüphane politikasının oluşturulmasıyla, bütün kültür ve kütüphane kurumlarının işbirliği ve kütüphanecilerin istihdamı ile olacaktır.

Yazarlık serüvenini bir kütüphaneye borçlu olan mizah ustası, üç kuşağın yazarı, çocukların sevdiği yazar Muzaffer İzgü‘nün güzel sözüyle usta yazarımıza bir saygı duruşu olarak sonlandıralım yazımızı. “Çocuk okuru olmayan bir toplumun yetişkin okurları olmaz” 

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin