Titrek Hamsi Hücresi adı nereden geliyor?

0

Yakın tarih anekdotları

12 Mart 1971, İkinci Askeri Darbe dönemi…

Tüm yurtta, gazeteciler, öğretim üyeleri, öğrenciler, aydınlar, yurtseverler gözaltına alınıyor… Tabii Trabzon da payına düşeni alıyor… Ve ekim ayı başında gözaltına alınıyoruz.

Götürüldüğümüz yer Boztepe’deki asker garnizon binası. Ama orası buna göre hazırlanmış değil. Birkaç gün içinde toplam 68 kişi olduk. Büyük bir er yatakhanesi boşaltılarak oraya konuluyoruz.

KTÜ öğretim üyeleri, benim gibi öğretmenler, üniversite öğrencileri ve çeşitli mesleklerden aydınlar… Ama hiç birimiz neden gözaltına alındığımızı bilmiyoruz. Aramızdaki en flaş isim Akçaabat Savcısı (aslında sorgu yargıcıdır, ama savcı olarak tanındı hep) Ali Faik Cihan’dır. Birkaç yıl önce Sosyalist Türkiye adlı bir kitabı çıkmış ve suç sayılarak yargılanmıştır. Onunla ilintili olarak toplandığımızı sanıyoruz, ama çoğumuz birbirimizi orada, Boztepe’de tanıdık.

Bir sabah Maçka’dan bir grup arkadaş getirildi. Aralarındaki en heyecanlı isim öğretmen Numan Yavuz’du. Öfkeliydi:
“Yahu arkadaşlar,” dedi. “Sabaha karşı sahur yemeğini yiyemeden aldılar beni. Şimdi ben oruca devam mı edeceğim, yoksa bozayım mı?”

Bazılarımız kahkahayı basınca Numan Hoca sinirlendi. O, gülenlere sataşma fırsatı bulamadan yanımda oturan şair Dr. İlhan Demiraslan bombayı patlattı:
“Arkadaş,” dedi, “sanırım hücrenin dinci kanadından.”

Numan Hoca haklı olarak isyan etti:
“Ben hücre mücre bilmem, kimseyi tanımam. Ne hücresi be?”
“Eh, bu da normal, “dedi Doktor bıyık altından gülümseyerek. “Hücre elemanları üç kişiden fazla kişiyi bilmez, tanımaz.”

Numan Hoca daha çok kızdı:
“Ne hücresi be? Hangi hücreden söz ediyorsunuz siz?”
“Titrek Hamsi Hücresi!” dedi doktor.

Ve tabii, hepimiz kahkahayı bastık. Çünkü Doktor’un yaptığı esprinin kaynağını anlamıştık. Çevresinde yer aldığımız iddia edilerek toplatıldığımız Ali Faik Cihan, heyecanlanıp konuşurken kafası oynar, elleri titrerdi. Hayır, Parkinson hastası falan değildi. Ama böyleydi işte. Ali Faik Cihan Rize Fındıklılı, espritüel, sempatik, sevimli bir Laz’dı. Dr. İlhan Demiraslan’ın yakıştırmasına en çok o gülmüştü.

Ve o andan itibaren Titrek Hamsi Hücresi adı hep şaka olarak kullanıldı aramızda. Ankara’ya götürüldüğümüzde bunu gazeteci Mustafa Ekmekçi de duymuş ve köşesinde yazmıştı. İsim basına da yansıyınca kalıcı hale geldi ve tuttu. Daha sonra beraat etmiş olsak da Titrek Hamsi Hücresi  adı böylece tarihe mal olmuş oldu. Sonuçta Karadenizli değil miydik?..  “İşte size hücre!” dedik bir bakıma…

Şimdi aramızda olmayan Ali Faik Cihan’ı saygı ile analım burada.

Ve yine, oldukça erken aramızdan ayrılan şair Dr. İlhan Demiraslan’ı da aşağıdaki şu kısa şiiriyle  yine saygıyla hatırlayalım:

Paramız yok ki
Karımız olsun,
Geceleri şeytan girer rüyama,
Sağ olsun.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin