Türkiye İstatistik Kurumu, tarım ürünlerinde ithalat ve ihracat verilerini de içeren bitkisel ürün denge tablolarını yayımladı. Rakamlar, tarımsal üretimde Türkiye’nin saplandığı batağı gözler önüne seriyor.
Tarım ülkesi Türkiye, stratejik önemdeki birçok üründe ithalata bağımlı hale geldi. Neredeyse her üründe son 5 yılda ithalat artıyor, buna karşılık ihracat ise azalıyor. Tarımsal üretimde bir zamanlar kendi kendine yeten ülke durumundaki Türkiye’nin “yerli ve milli” propagandaları yapıldığı günümüzde dışa bağımlılığı sert şekilde artıyor. Müdahale edilmezse birkaç ürün dışında tüm tarım ürünlerinde yurtiçi tüketimi dahi karşılamak için dışa bağımlı hale geleceğiz.
Birgün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre resmi verilerle 2013’ten günümüze dek tarım ürünlerinde ithalat ve ihracat rakamları şöyle:
Çay: Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkemizde üretimine başlanan çayda son yıllarda ithalat artarken, ihracat ise azalıyor. 2013’te 873 ton çay ithalatı yapan Türkiye’de çay ithalatı 2018 yılına dek yüzde 172 oranında arttı ve 2,3 bin tona fırladı. Buna karşılık 2013’te 17 bin tonluk çay ihracatı 2018’de 13,4 bin tona gerileyerek yüzde 20,5 oranında azaldı. Türkiye aynı zamanda dünyada kişi başına düşen çay tüketiminde 1. sırada.
İncir: Ege bölgesinin en önemli ihraç ürünü olan incirde de ihracat azalırken, ithalat artıyor. Üstelik incirde ithalat ihracatın üzerine çıkıyor. 2018’de Türkiye 301,7 bin ton incir ithal ederken, 238 bin ton incir ihraç etti. Buna karşılık son 5 yılda incirde ithalat yüzde 10,5 arttı, ihracat ise yüzde 7,3 azaldı. Dünya taze incir üretiminin yüzde 23’ünü, dünya kuru incir üretiminin yüzde 54’ünü gerçekleştiriyor.
Kayısı: Malatya ve civar bölgelerin en önemli geçim kaynaklarından biri olan kayısıda da ithalat eğilimi artıyor. Buna karşılık kayısı önemli bir ihraç ürünü olmasına rağmen ihracat ise azalıyor. 2013 yılından 2018’e dek kayısı ithalat miktarı yüzde 36 oranında artarken, ihracat miktarı ise yüzde 6,5 oranında azaldı. Buna rağmen Türkiye dünyanın önemli kayısı üreticilerinden biri olmaya devam ediyor. 2018 yılında 540 bin tonluk kayısı ihracatına karşılık, 2 bin tonluk kayısı ithalatı bulunuyor.
Stratejik tarım ürünlerinde ithalat fazla
Soya: Bugün dünyayı besleyen 5-6 önemli bitkisel üründen birisi olan soyanın anavatanı Çin, Kore ve Japonya gibi uzak doğu ülkeleri. Ancak 20. yüzyıl itibariyle dünyanın başka yerlerinde de değer kazanan soya tarımı, günümüzde en çok ABD’de gelişiyor. Türkiye ise soyanın değerinin henüz farkına varabilmiş değil. Türkiye’de 2018’de 2,7 milyon ton soya ithalatı yapılırken buna karşılık sadece 138 bin ton soya üretiyor. Böylece Türkiye’de kullanılan soyanın yüzde 95’i ithal soya fasulyesinden oluşuyor.
Ayçiçeği: Özellikle Marmara bölgesinin önemli geçim kaynaklarından biri olan ayçiçeği üretimi kozmetik, ilaç ve gıda sanayinin de önemli bir girdisi. Ancak ayçiçeğinde Türkiye ürettiğinden daha çok ithalat yapıyor. 2018 yılında Türkiye’de kullanılan 4,1 milyon ton ayçiçeğinin yüzde 52’si ithal edilen ayçiçeklerinden oluştu.
Şeker: Gıda sektörü için stratejik önemde bulunan şekerde de karamsar tablo giderek kötüleşiyor. Türkiye şeker pancarı ithal etmemekle beraber işlenmiş şekeri gitgide daha fazla ithal ediyor. Son 5 yılda şeker ithalatı 56 bin tondan 291 bin tona fırlayarak yüzde 419’luk olağanüstü bir artış gösterdi. Buna karşılık şeker ihracatı ise 2013’te 269 bin tondan 2018’de 251 bin tona geriledi. Böylece şeker gibi stratejik bir üründe 2018’de ithalat ihracatı sollamış oldu.
Sebzede ithalat yüzde 121 arttı
2018 yazında dolar kurundaki sert yükselme beraberinde sebze meyve enflasyonunu getirmişti. Daha sonra hükümet çözüm olarak tanzim satışa başvurdu. Ancak resmi veriler sebzelerde ithalatın katlandığını ortaya koydu. Sebzeler grubunda Türkiye 2013 yılında 54 bin ton ithalat yaparken 2018 yılına gelindiğinde bu tutar yüzde 121 artışla 120 bin tona fırladı. Buna karşılık ihracat artışı ise zayıf kaldı. 2013 tarım ürünü ithalatı 1,6 milyon ton iken bu tutar yüzde 14,6’lık artışla 1,8 milyon tona çıktı.

