Sabahattin Ali’nin “Değirmen”inde öğütüldük

0
Sabahattin Ali

1948’de baskılardan dolayı yurt dışına kaçarken kafasına odunla vurularak öldürülen yazar… Sabahattin Ali… Onun gülümseyen hayali ve kurduğu parmak ısırtan cümleler onurlu insanlar nefes alıp verdikçe yaşamaya devam edecek, bizleri uzun yıllar terk etmeyecektir.

sebahattin aliArkadaşlarının tarifine göre Sabahattin Ali; yemesini içmesini bilen, hoş sohbet ve yaşama her an sımsıkı sarılan biridir. Her ne kadar 41 yıllık bir ömür, edebi bir kariyer için pek fazla sayılamayacak olsa da o bu yıllara toplumun bütün isyanlarını, ağıtlarını sığdırabilmiş, öyküleriyle, romanlarıyla, şiirleriyle bir türlü dile getiremediğimiz hislere tercüman bir yürek olmuştur.

Alman romantiklerinden Kleist, Chamisso ve Hoffman’ın tesiri, yazarın eserlerinde, metne verdiği süssüz ama yoğun cümlelerde bizi karşılamaktadır. Alman edebiyatına özgü romantizm etkisi, tesadüflerin ve olmamışlıkların insan hayatında bıraktığı derin yaralar, Sabahattin Ali’nin kaleminde adeta mitolojik ve destansı bir surete bürünmüş, ülkenin içinde bulunduğu karanlığı acısıyla tatlısıyla dile getirmiştir.

Bu romantik cereyanın en çok gün yüzüne çıkan emaresi ise “Değirmen” adlı kitapla olmuştur. Yazarın genel olarak gençlik yıllarında yazdığı bu öykülerde Alman etkisi azımsanamayacak kadar fazladır. Kavuşulamayan sevdalar, tek taraflı hislerin insana verdiği sancı, insanca yaşamanın, yaşamak istemenin korkunç bedeli… Yazarın hemen her eserinde olduğu gibi “Değirmen” adlı öykü kitabında da acı ve efkâr hep mevcuttur.

Daha sonra ortaya çıkan eserlerde ise Rus gerçekçiliği yoğun bir şekilde okura gülümsemektedir. Gorki, Turgenyev, Dostoyevski gibi yazarları büyülenmiş bir biçimde okuyan Sabahattin Ali Anadolu insanını çırılçıplak anlatırken bu gerçekçiler ona her zaman destek olan rehberlerdir.

Kız kardeşinin beyanına göre güldürmeyi, insanlarla irtibat kurmayı çok seven Sabahattin Ali evde iken yüzükoyun yatağa uzanır vaziyette devamlı okur, saatlerce hatta günlerce tek ses etmezmiş. Bu duruma fazlaca içerleyen karısı Ali’ye Hanım sık sık serzenişte bulunsa da o gözlerini hafif kısarak gülümseyip “Aman Ali’ye!..” dermiş. “Ne kadar kötü söylüyorsun. Bir kadın kocasına okuma, yazma der mi hiç? Duymasın bunu kimse…”

Sabahattin Ali’yi bir kalıba sokmak, yalnızca belli ülke edebiyatlarının tesiri altında kalan bir yazar olarak anmak elbette fazla cimrilik olur. ‘Guy De Maupassant’ tarzı kısa olay öykücülüğünün Ömer Seyfettin ile birlikte en büyük yol açıcısı olan Sabahattin Ali, bir keresinde bir arkadaşına Memduh Şevket’in öykülerinin de kendisine çok büyük yol gösterici olduğundan dem vurmuştur. Fakat onu ileri, aşılması zor yapan Anadolu’nun sorunlarına inmesi, aşılması güç arı dili ve samimi anlatımı olmuştur.

Neredeyse üzerinden 1 asır geçmiş olan eserlerin sayfalarını bugün tekrar çevirdiğimizde çevremizi anlatan eskimemiş fazlaca kesit görmek mümkündür. Bu da yazarın çağını aştığının en kuvvetli emaresidir. Fakat yazarı çok yakından seyreden insanları en çok büyüleyen şey onun kehanetleri, altını tat ala ala çizdiğimiz aforizmalarıdır. Bu kehanetlere bir örnek vermek istersek onun trajik ölümünden yola çıkmak yeterlidir.

Bir sınırda kafasına odunla vurularak katledilen yazarın bugün dikili bir mezarı yoktur. Aylar sonra çürümüş halde bulunan cesedi, muktedirler tarafından oradan oraya ’inceleme maksadıyla’ taşınmış, sonra da esrarlı bir şeklide yok edilmiştir. Yani yakınlarına, bir mezarın başında gözyaşı dökmek bile çok görülmüştür. Onun ‘Dağlar’ şiirindeki şu kesit ise bu kimsesizliği, yurtsuzluğu bilen biri için tüyler ürperticidir:

Bir gün kadrim bilinirse
İsmim ağza alınırsa
Yerim soran bulunursa
Benim meskenim dağlardır!”

Rus edebiyatının kaleme ve evrene secde ettiren yazarı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski ‘Hepimiz onun paltosundan çıktık.’ der Gogol’u kastederek.

Nasıl donuk Rus gerçekçiliği Gogol’un “Palto”sunun içinden fırladıysa bizler, biz efkârdan hoşnut kalanlar da Sabahattin Ali’nin “Değirmen”inde öğütüldük!

Özgün KALAYCI / Gazete İstanbul

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin