Otların Rüzgârlı Öyküsü

0
Otların Rüzgârlı Öyküsü

İzmir’in Çeşme ilçesinde, Çeşme Belediyesi tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen Alaçatı Ot Festivali “Otların Rüzgârlı Öyküsü” sloganıyla başladı

8.Alaçatı Ot Festivali’nin bu yılki teması, şifa kaynağı ‘ısırgan otu’ olarak belirlendi.

Festival kapsamında otları tanıma ve toplama gezilerinden yemek atölyelerine, yabani ot ve bitkilerle beslenme seminerlerinden konserlere kadar birçok etkinlik düzenleniyor. İlgili akademisyenlerin, aşçıların ve bloggerların söyleşileri ve atölyeleriyle dolu dolu geçen festivalin korteji her yıl renkli görüntülere sahne oluyor. Festivalin son gününde ise Alaçatı Amfi Tiyatro’da en çok ot toplama ve en güzel ot yemeği yarışmaları düzenleniyor.

Alaçatı’yı yaşamak için…

Alaçatı Ot Festivali’nin bölgenin doğallığını ve kültürünü yansıtan bir festival olduğunu vurgulayan Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Alaçatı’nın zengin mutfak kültürünün ve geleneklerinin gelecek nesillere aktarılması maksadıyla yola çıktıklarını, dar kokulu mistik sokaklarında ot kokulu yemekleriyle ziyaretçilerini bekleyen Alaçatı’nın bu kültürünü paylaşmak istediklerini söyledi.

Otların Rüzgârlı Öyküsü6-9 Nisan arasında düzenlenecek Alaçatı Ot Festivali’nde bu yılın ana teması, yararları oldukça fazla olan ‘ısırgan otu’ oldu. Çeşme Belediyesi tarafından festivalde dağıtılacak broşür için ısırgan otu hakkında bir tanıtım yazısı hazırlayan Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Bitki Genetik Kaynakları Bölüm Başkanı Dr. Ayfer Tan ve Dr. Saadet Tuğrul Ay, ısırganın eski çağlardan beri gıda, ilaç, kozmetik, boya, lif üretimi ve gübre olarak çok çesitli kullanım alanları bulduğunu belirtti.

Yemek de yapılıyor çay da…

Isırganın yaprakları tek başına veya mevsime bağlı olarak diğer sebze olarak değerlendirilen otlar ile birlikte değerlendirildiği ifade edilen tanıtım yazısında, ısırgan otunun kullanımı ile ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Taze yaprakları ve sürgünleri toplanıp ıspanak gibi yemeklik ve böreklik olarak ya da çiğken salatalara konularak, çorbalarda, bulgurlu yemeklerde, omletlerde, böreklerde, pide ve gözlemelerde, ekmeklerde ve çay yapımında da kullanılır. Isırgan otunun yaprakları kuru olarak da çorba ve çay yapımında değerlendirilir. Toprak üstü kısımlarının içerdiği flavonoit bileşikler, mineral maddeler ve lutein gibi karotenoit bileşikler nedeniyle diüretik etkisi vardır. Diüretik etkisi nedeniyle bitkisel çayların ve bitkisel ilaçların bileşimine girmektedir.”

Birçok rahatsızlığa iyi geliyor

Tanıtım yazısında, ısırganın Türkiye’de de halk hekimliğinde yaygın bir şekilde kullanıldığına dikkat çekilerek, “Isırgan, halk arasında kanser, böbrek rahatsızlığı, solunum yolları rahatsızlığı ve öksürük tedavisi, saç dökülmelerini önleme, nefes darlığı, felç, tansiyon, mide ağrısı, romatizma, mantar enfeksiyonları, kemik erimesi, egzama, kadın hastalıkları, hipertansiyon, böbrek taşı düşürme ve hazmı kolaylaştırıcı olarak kullanıldığı tanımlanmıştır. Tohumlarından ise idrar söktürücü, şeker hastalığında, müshil, ateş ve bağırsak parazitlerini düşürücü olarak faydalanıldığı bildirilmiştir” denildi.

Hem gübre, hem kozmetik hammaddesi

Isırgan otunun gübre olarak da kullanıldığı belirtilen yazıda, “Isırgan otunun bünyesindeki mineral madde zenginliği, onun gübre olarak veya çiftlik gübresine katkı sağlayarak organik bitki yetiştiriciliğinin yanı sıra bazı bitki zararlılarına karşı koruma sağlamak amacı ile kullanılması yapılan araştırmalarla ortaya konulmuştur. Ayrıca, bir lif bitkisi olarak da binlerce yıllık bir kullanıma sahip olup, lifi belki de tüm bitkisel liflerin en uzunu ve en ipeksisidir. Isırganotu köklerinden sarı renkli boya elde edilmektedir. Kozmetikte en yaygın kullanım alanı ise saç dökülmelerine karşı hazırlanan şampuanların üretimidir” denilerek, kullanım alanlarının çeşitliliğine dikkat çekildi.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin