Milli Mücadelede kadın savaşçılar!

İmparatorluğun yıkıldığı ve Milli Mücadele’nin başladığı sürecin en önemli kırılma anlarının yüzüncü yıl dönümlerini yaşarken Tarih Vakfı çatısı altında, Engin Kılıç’ın koordinatörlüğündeki 2019 Güz ve 2020 Bahar dönemlerinde Mütareke ve Milli Mücadele konuları ele alınarak bu konulara hem tarih hem edebiyat disiplinleri açısından bakıldı.

Yeni bulguların ortaya konduğu ve döneme ilişkin hâkim söylemin sorgulandığı konuşmalardan oluşan bu dizi ile Cumhuriyetin kuruluşuna zemin hazırlayan bu sürece dair taze, eleştirel ve çok boyutlu bir perspektif sunmak amaçlandı. “Tarih ve Edebiyatta Mütareke ve Milli Mücadele” temasıyla düzenlenen programın on birinci buluşması 20 Şubat 2020 Perşembe günü Zeynep Kutluata’nın yaptığı “Milli Mücadele’de Kadın Savaşçılar: Kara Fatma(lar) Örneği” başlıklı sunumla gerçekleşti.

Milli Mücadele Dönemi’nde Kara Fatma(lar) adıyla kadınlar yer aldı

Bu konuşma Kara Fatma janrının tarihsel arka planından yola çıkılarak Milli Mücadele dönemindeki Kara Fatma temsillerine odaklanıyor. Savaş süreçleri cinsiyetlendirilmiş süreçlerdir. Bu süreci mercek altına almak kadınların savaş koşullarında aldıkları pozisyonu açığa çıkardığı gibi milliyetçilik, militarizm ve vatandaşlık pratiklerinin ve söylemlerinin cinsiyetlendirilme biçimlerini de görmemize olanak sağlar. Bu pratikler ve söylemler içinde kadın savaşçılar genellikle bir “istisna” olarak sunulur. Milli Mücadele içinde de kadın savaşçılar belirli politik çerçevelerle gündeme gelir: Ayşe Hanım, Asker Samime Hanım, Nazife Kadın, Tayyar Rahmiye, Zeynep Hanım, Gördesli Makbule, Hatice Hanım… ve Kara Fatma(lar). Anadolu’daki savaşçı kadınlar bağlamında Kara Fatma(lar)ın tarihsel olarak bir janr oluşturduğunu söylemek mümkün. Çeşitli tarihsel dönemlerde, örneğin Kırım Savaşı’nda, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda ve Milli Mücadele Dönemi’nde Kara Fatma(lar) adıyla yer alan kadınlar karşımıza çıkmaktadır.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin