Mao’nun Bıyıkları Yüzünden Azarlandık…

0
Mao'nun bıyıkları

Yakın Tarih Anekdotları:
Mao’nun Bıyıkları Yüzünden Azarlandık…
Şefik Asan

Mao’nun bıyıkları mı vardı, diye sormayın. 12 Eylül döneminde vardı!

12 Eylül’ün (12 Eylül 1980 Darbesi) ilk ayları. Dehşetli bir aydın insan ve solcu avı. Sıkıyönetim ve baskı günleri…

Ben o sırada Maltepe Lisesi Müdürü’yüm.

Ve okul askeri denetim altında.

Hemen her gün farklı rütbelerde subaylar uğrayıp bana emir kıvamında öğütler veriyorlar. Ve tabii solcu öğretmen ve öğrenci avı için onlara yardımcı olmadığım için de beni tehdit ediyorlar. Çünkü, benim Şubat 1982’de Barış Derneği Davası’ndan tutuklanıncaya dek, hangi görüşten olduğumu çözememişlerdi.

Gerçi, arada 1981 Mart ayında okuldan alınıp Halkevleri soruşturması için Ankara’ya götürüldüğümü biliyorlar. Ama bir hafta üzerine döndüğümde Kaymakamlığa yazdığım mektup bana güvenmelerini sağlamış. Ankara Sıkıyönetim Savcılığı’nın bana verdiği (hala sakladığım) ve içeriğinde, “ Bu davadan tutuklu değildir,” ibaresi bulunan belgeyi de ekleyerek Kartal Kaymakamlığı’na yazdığım yazıda, “Güveniniz kalmamışsa istifa etmeye hazırım,” demem mertlik sayılmış, görevimden alınmamıştım.

Ne var ki okul üzerindeki baskı devam ediyordu. Okulda sol görüşlü öğretmenlerin bulunduğunu iddia ediyorlardı, ama benden bilgi alamıyorlardı. Sorun buydu.

Bir gün Maltepe’deki 2. Zırhlı Tugay Garnizon Komutanı Yarbay bana telefon etti. “Öğleden sonra okula geliyorum, öğretmenlerini topla, onlarla konuşacağım.”

Saat 14.00 gibi toplandık. Ve komutan gelip kürsüye çıktı.

Emir mahiyetinde öğütler; neyi nasıl öğreteceğimiz, Atatürk’ten başka derslerin öyle çok önemli olmadığını vb. talimatlar. Bir de kıyafet meselesi. Şöyle bir örnek verdi:

“Bu toplantıdan önce müdürün odasında otururken, içeriye Mao bıyıklı bir öğretmen girdi. Mao bıyıklı öğretmen istemiyoruz…”

Şaşırıp kaldım. Öğretmenler de bıyıkaltı gülüp birbirlerine bakmaya başladı. Nasıl bir şeydi Mao bıyığı ve kimde vardı, merak etmeye başladık.

Kaldı ki, adam, ne toplantıdan önce benim odama uğradı, ne de içeriye “Mao bıyıklı” biri girdi. Adam geldi ve doğrudan toplantı odasına geçtik.

Toplantıdan sonra onu kahve içmek için odama davet ettim.

O arada yanıma yaklaşan bir öğretmen, “Ya, hocam, Mao’nun hiç bıyıklı fotoğrafı yoktur, ne demek istedi bu?” dedi.

Susmasını söyledim o öğretmene.

Ve odamda kahve içerken sordum:

“Yarbayım, toplantıdan önce burada oturmadık ve içeriye de bıyıklı bir öğretmen girmedi. Nereden…”

Sözümü kesti:

“Ya, müdür sen de… Anla işte, o bir örnekti. Konuşurken aklıma geldi. Ama sen de biliyorsun ki var böyle öğretmenler…”

Derken sözü yine okuldaki solcu öğretmenlerin listesini hâlâ vermediğime getirdi. Ben de yine böyle bir bilgiye sahip olmadığımı söyledim.

Bu arada not edeyim. Okuldaki bir beden eğitimi onların muhbiriydi. Ve daha sonra sürülen 4 öğretmenin adını ondan almışlardı. Bunu o dönemde okulda görevli olan hemen herkes biliyordu.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin