Lanetli Bir Renk ‘Albinolar’

1

Hayatımızın her alanında karşımıza çıkan ve canlıları rengarenk kılan bir özelliktir çeşitlilik. Biyolojimiz, rengimiz, kültürümüz, inancımız, dilimiz, görüşlerimiz… Bizi güzel, özel ve zengin kılan bu çeşitliliğe çoğu insan, şiddetli tepkilerle karşılık verip, ötekileştirme yoluna gidiyor. Günlük hayatta sık sık karşılaştığımız, bazen yaşadığımız ve bazen de yaşattığımız, ruhumuza nüfuz eden bir hastalıktır, ötekileştirme. Bizden olmayan, bize benzemeyenle karşılaştığımız an, bütün acımasızlığımızla, yitirilmiş insanlığımızla saldırıya geçer ve bu farklılıkları yok etme girişiminde bulunuruz. Toplu taşıma araçlarını kullanırken karşılaştığım albino bir bireyin, alaycı ve meraklı bakışlar altında kalmasına şahit olmak, albinolar hakkında kısa bir araştırma yapmamda etkili oldu. 

Albino, vücutta renklenmeyi sağlayan melanin pigmentinin, yokluğu ya da azlığından kaynaklanan ve melanin üreten her canlıda (insan, hayvan) görülebilen genetik bir hastalıktır. Albinolarda deri ince, beyazımsı veya pembe, kıllar beyazdır. Bir cilt hastalığı olmasının yanı sıra, albinolarda ciddi görme bozuklukları, ışığa hassasiyet ve bununla birlikte göz titremesi mevcuttur. Güneş, albinoların en büyük düşmanıdır. Açık renkli ve ince derilerinden dolayı, güneşten gelen zararlı ışınlar kolaylıkla vücutlarına geçer. Bu sebeple albinolar, vakitlerinin çoğunu gölgelerde korunmakla geçirir, ancak çoğu zaman bu yeterli kalmayabiliyor. Güneşe fazla maruz kalmaları durumunda, deride ciddi hasarlar oluşabiliyor. Güneşle baş etmekte zorlanan bu insanların, bir diğer düşmanı ise ‘insandır’.

Afrika’nın siyah tenli insanlarının yaşam alanlarında daha fazla görülen bu hastalık, albinolar için birçok zorluğu da beraberinde getiriyor. Yerli halk tarafından hayalet, lanetli, bulaşıcı hastalık, uğursuz, şeytanın işi olarak değerlendirilen albinolar, çoğu zaman sosyal hayata dahil edilmeyip dışlanıyorlar. Bu yeterli kalmayıp, acımasız bir yöntemle saldırıya uğruyor, büyü ritüellerinde, iksir yapımında kullanılmak üzere uzuvları kesiliyor, kafa derileri yüzülüyor, öldürülüyorlar.  Lanetli ve utanç kaynağı sayılan albinolar aile ve toplum tarafından dışlanıyor ve albino kamplarına terk ediliyorlar. Albinolar bazı kültürlerde zenginlik ve bereketin kaynağıyken, bazı kültürlerde perilerle cinsel ilişki sonrası doğduğuna ve büyülü güçlerinin olduğuna inanılan, lanetlenmiş varlıklardır. Her iki durum da albinolar için bir tehdit niteliğindedir. Bereket kaynağı olduğuna inanılan albinoların dirileri ve ölüleri, para karşılığında satılmak için saldırıya uğruyor. Bazı kültürlerde de topluluk sağlığını korumak amacıyla albinolar doğumda öldürülüyor. Hastalığın ve albinolara yapılan saldırıların yaygın olarak görüldüğü ülkelerin başında Tanzanya yer alıyor. Kolombiya, Panama, Malavi, Burundi’de de vaka örnekleri mevcut. Ne yazık ki bu bölgelerde yaşayan albinolar, her gün dışlanma ve öldürülme korkusuyla yaşıyor.

Panama ve Kolombiya’nın yerli halkı Guna’ların mitolojisinde albinoların, ay tutulmaları sırasında ayı yemeye çalışan ejderhaya karşı ayı savunmak gibi özel bir görevleri vardı. Ay tutulmaları sırasında geceleri sadece onların dışarıda kalmalarına izin veriliyordu. Bu sebeple, Guna topluluğunda albinolar özel bir yere sahipken zaman zaman topluluğu sağlıklı tutmak için yeni doğanlar öldürülmüş.

Tanzanya, albino nüfusunun ve saldırıların en yoğun görüldüğü ülkelerden biridir. Bölgede hakim olan inanç, albinoların yaşamları için tehdit haline gelmiş. Aids hastalığına şifa oldukları inancıyla, albinolar tecavüze uğruyor ve gizli güçleri olduğuna inanılan albinoların parmakları, kolları, bacakları kesilip satılıyor.  Ve çoğu zamanda öldürülerek vücutları (saç, deri, kan, kemik…) büyücüler tarafından zenginlik, bereket, sağlık, mutluluk getirmesi adına iksirlerde kullanılıyor. Yapılan bu insanlık dışı uygulamaların, hiçbir şekilde haklı gerekçesi olamaz. Sadece biyolojik bir hastalıktan ötürü, kendi türü tarafından bu uygulamalara maruz kalan albinolar hayatlarını korku ve acı içinde geçiriyor. Çıkarlar ve güç uğruna kendini bir diğerinden üstün gören ve fırsat buldukça yok eden zihniyetin, zalimce yapılan bu ritüellerin son bulması dileğiyle…

Hasret Gökçen

Kaynaklar
1-Kottak, C. 2008. Antropoloji ‘İnsan Çeşitliliğine Bir Bakış’. Ankara: Ütopya Yay.
2-İstanbul Üniversitesi Fiziki Antropoloji Deri Rengi notlarından da yararlanıldı.
http://www.un.org/apps/news/story.asp?NewsID=56280#.WjgfJFVl_IU
http://www.mepanews.com/haberler/699-malavi-de-devlet-albino-toplulugu-korumaktan-aciz.html
https://tr.globalvoices.org/2015/06/panamanin-kuna-toplulugunda-albinolarin-yeri-ozel-iste-ayin-cocuklari/
http://ozhanozturk.com/2017/11/26/albinolar-ve-albinizm/

 

KaydetKaydet

KaydetKaydet

1 YORUM

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin