Gerçek katilleri hâlâ bulunamadı

0

Taşocaklarına karşı verdikleri mücadeleyle tanınan ve bundan iki yıl önce vahşi bir cinayete kurban giden Ali Ulvi ile Aysin Büyüknohutçu çiftinin tetikçisi yakalandı ama azmettiriciler hâlâ gün yüzüne çıkarılamadı.

Antalya’nın Finike İlçesi’nde doğaya zarar veren taş ve mermer ocaklarına karşı yürüttükleri mücadeleyle tanınan Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çifti, 9 Mayıs 2017 günü Finike’deki Kızılcık Yaylası’nda bulunan kendilerine ait dağ evinde katledilmişti. Olayın ardından yapılan soruşturmada, aynı bölgede oturan Ali Yamuç, İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı. Sorgusunda suçu itiraf eden Yamuç, tutuklanarak Elmalı Kapalı Cezaevine konulmuştu. Yamuç daha sonra ölü bulunmuş, yetkililer katil zanlısının intihar ettiğini belirtmişti.

Cinayetle ilgili, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, bir süre önce tutuklu bulunduğu Alanya Cezaevinde intihar eden Yamuç’un cinayete ortak olmakla suçlanan eşi Fatma Yamuç hakkında, ’kasten öldürme’ ve ’birden fazla kişiye karşı gece vakti konutta silahla yağma’ suçlamalarıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Büyüknohutçu çiftinin, gece vakti Yamuç çifti tarafından av tüfeğiyle öldürüldükleri ve çiftin evlerinde bulunan para, cüzdan, dizüstü ve diğer eşyaları yağmaladıkları belirtilmişti.

Telefon görüşmesi tespit edilemedi

Ali Yamuç’un, bir mermer şirketinde çalışan siyah cipli ve çirkin lakaplı kişinin 3 bin TL’sini peşin, 47 bin TL’sini olaydan sonra vereceği yönündeki ifadeleri doğrultusunda inceleme yapıldı. Ancak yaylaya çıkan yoldan, olaydan 5 gün önce ve sonrasında, yolu gören başka bir mermer ocağının kamera görüntülerinde siyah cipe rastlanılmadığı belirlendi. Çirkin lakaplı kişi olarak bölgede anılan bir başka kişinin de SGK kayıtlarına göre, mermer ocağında hiç çalışmadığı, banka hesaplarının incelendiği ve Yamuç çiftiyle hiçbir telefon görüşmesi tespit edilmediği kaydedildi.

100 bin Tl’lik mektup 

Ali Yamuç’u Elmalı Kapalı Cezaevinde ziyarete gelen eşine verdiği ve kamera kayıtlarından da tespit edilen bir başka mermer ocağı sahibinin suçlandığı mektup da iddianameye konu oldu. ”Anlaşıp, konuştuğumuz gibi 100 bin TL parayı 10 gün içerisinde eşim Fatma’ya vermezseniz cinayetlerden sizler de benim kadar sorumlu olursunuz” diye başlayan mektupla ilgili söz konusu mermer ocağı sahibinin tanık olarak ifadesinin alındığı, bu kişileri tanımadığını belirttiği, kendisinin öldürülen çiftle adli, idari şikayet konusu tarafı olmadığını söylediği aktarıldı. Mermer ocağı sahibinin, Ali Yamuç’la telefon görüşmesi kaydına rastlanmadığı da belirtildi. İddianamede, söz konusu bu iki mermer ocağından biriyle Büyüknohutçu çifti arasında mahkemelik bir durum olmadığı, biriyle de mermer ocağı nedeniyle yaşanan hukuki süreçlerden bahsedildi.

”Tehdit ediliyoruz”

Çiftin kızlarından Emine Büyüknohutçu, “Dünya kadar tehdit alıyoruz. Hatta, ‘kardeşlerini paçavra gibi önüne sereriz’ diye tehdit telefonları geliyor. Dava gündeme her geldiğinde evimizin önüne plakasız araçlar yanaşıyor ve birtakım insanlar fotoğraflarımızı çekiyor. Bunlar en basitleri. Tabi ki belgelediğimiz tehditleri savcılık aracılığıyla suç duyurusunda bulunacağız ve açıklayacağız. Artık zamanı geldi” dedi.

”Acımızı yaşayamadık”

Cinayetin henüz aydınlatılamamış olması nedeniyle üç kız kardeş olarak hala acılarını tam anlamıyla yaşayamadıklarını dile getiren Emine Büyüknohutçu, “Çünkü henüz bir gerçekliğe ulaşabilmiş değiliz. İki senedir inandığımız yalanlar, masallar var. İnanmak zorunda bırakıldığımız şeyler var. Bu yüzden henüz acımızı da yaşamadık. Bu davanın çözümüyle inşallah acımızı da en derin bir şekilde yaşayacağız” dedi.

Mahkeme süreçlerinin de çok sağlıklı geçmediğini belirten Büyüknohutçu, “Kamuoyuna mal olan birçok olay mahkeme süreçlerinde çok farklı aksettirildi. Çok farklı kayıtlara geçildi. 11 avukatın itirazına rağmen farklı yargılar geliştirildi. Biz konuşturulmadık mahkemede, herhangi bir görüşümüze de başvurulmadı. Üç kız kardeş olarak hiç ifade vermedik. İfadesi alınmasını istediğimiz insanların da ifadesinin alınmadığını biliyoruz. Bize susmamız söylendi, tehdit edildik, konuşturulmadık” ifadelerini kullandı.

kaynak: Çevreci Gazete

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin