2. Uluslararası Osmanlı Coğrafyası Arşiv Kongresi başladı

2. Uluslararası Osmanlı Coğrafyası Arşiv Kongresi, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen açılış töreni ile başladı.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Türk Tarih Kurumunun desteği ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü iş birliği ile düzenlenen “2. Uluslararası Osmanlı Coğrafyası Arşiv Kongresi”, Haliç Kongre Merkezi’nde başladı. Kongrenin açılış konuşmalarını Tapu ve Kadastro Genel Müdür Vekili Gökhan Kanal, Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürü Prof. Dr. Uğur Ünal ve Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan yaptı.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, konuşmasında Osmanlı Devleti’nin gelmiş geçmiş devletler arasında üç büyük devletten biri olduğunu hatırlatarak, Osmanlı coğrafyasının kendi siyasi sınırlarının ötesinde çok geniş beşeri coğrafyayı barındırdığını ifade etti. Türk Tarih Kurumunun bir Osmanlı atlası hazırladığını da paylaşan Prof. Dr. Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu atlasın bugüne kadar tam anlamıyla vücuda getirilmediğini ifade etmem gerek. Biz böyle bir coğrafyayı anıyoruz. Tam 72 devlete vücut vermiş bir coğrafyadan bahsediyoruz. Bu muazzam devletin ve büyük imparatorluğun, hafızalardan çıkmayan harika teşkilatın tabii ki arka planını asla unutmamak lazım. Osmanlı hakikaten büyük bir başarının adıdır. Bu büyük başarı denilince belki akla ilk gelenler hükümdarlar ve güçlü ordulardır. Hayır, hemen bunun arka planına bakmak gerekir.”

Osmanlı düşünce adamlarından Koçi Bey’in tespitlerine atıfta bulunan Prof. Dr. Turan, bir devletin ancak güçlü bir orduyla, güçlü bir ordunun ancak sağlam bir hazineyle, sağlam bir hazinenin çalışkan bir reaya ile ve bunun da ancak sağlam bir hukuk sitemi ile mümkün olabileceğini ifade etti. Bu bakımdan Osmanlı Devleti’nin başarısının sağlam bir hukuk, toprak ve vergi sistemine dayandığının altını çizen Prof. Dr. Turan, Osmanlı’yı anarken bu temel müesseselerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.

Dört gün sürecek olan kongreye yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda bilim insanı katılıyor. Osmanlı Devleti’nden intikal eden arşiv mirasını bünyesinde bulunduran devletleri ve kurumları bir araya getiren kongrede düzenlenecek olan özel oturumların sonuçları, “İstanbul Deklarasyonu” adıyla dünya kamuoyuna ilan edilecek.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin